Gelişen ve Değişen Dünyamızın Yeni Meslekleri

“Gelecekte robotlar mesleklerimizi elimizden alacak” klişesine inat, değişen dünyaya ayak uyduranlara değer katacak meslekleri sizler için araştırdık…

Gelecek tahminlerine göre, 2040 yılı itibarıyla, popüler olacak mesleklerin yüzde 85’i yeni meslekler olacak. Baş döndürücü bir hızla değişen dünyada gelecek 10 yıllık dönemde hangi mesleklerin “gözde” olacağını şimdiden öğrenmeye ne dersiniz?

Özellikle meslek seçimi döneminde olan gençler bu yazıyı mutlaka okumalı!

Veri madenciliği

bilgisayar
Devasa boyuttaki verilerle uğraşanlar için “veri madencisi” isminden daha uygunu düşünülemezdi.

Bilgisayar teknolojilerinin hayatımıza girdiği günden bu yana bir veri depolama ve veri işleme cihazı olarak görülen bilgisayarlar, yapay zeka sayesinde artık öğrenebilen ve analiz edebilen birer “beyin” haline dönüşüyor. Verilerin çığ gibi büyümesi ise bu veriler arasındaki anlamlı örüntülerin algılanmasını gerektiriyor. Özellikle finans, dijital pazarlama, bilgisayar bilimleri ve güvenlik gibi alanlarda çok fazla verinin ortaya çıkması da veri madenciliğini popülerleştiriyor. Bu meslekte uzmanlaşmak gençlere çok farklı iş imkanları sağlayacak gibi…

Atık işleme mühendisliği

elektronik atıklar
Gelecekte atıkların, özellikle de elektronik atıkların, geri dönüşümü için yeni çözümlere ihtiyaç duyulacak.

Önümüzdeki 20-30 yılın en önemli konusu olacak “sürdürülebilirlik” temelli bir meslek olan atık işleme mühendisliği de değişen dünyanın değişen ihtiyaçlarından doğan önemli bir meslek. Daha önceleri arıtma, geri dönüşüm vb. konular çevre mühendislerinin görev alanına giriyordu. Fakat günden güne büyüyen ve farklılaşan atık sorunu artık daha verimli ve sürdürülebilir çözümlere ihtiyacı duyuyor. Bu nedenle ayrıca bir mühendislik dalının oluşması kaçınılmaz.

Solar enerji uzmanlığı

yenilenebilir enerji panelleri
Yenilenebilir enerji gelecekteki mesleklerin yeniden tasarlanmasını sağlayacak.

Fosil yakıtlar gezegenimizi hızla kirletirken, temiz ve sürdürülebilir enerji alternatiflerinin başını çeken solar enerji de gelecekte büyük önem kazanacak. Şu an yalnızca kamuya ve bazı sivil toplum örgütlerine ait solar enerji istasyonlarında son derece kısıtlı kapasitelerle kullanılan güneş enerjisi, yakın gelecekte bireysel olarak –evlerin çatılarında, balkonlarda ve hatta otomobillerde- üretileceği için solar panel üreten ve bu panellerin teknik takibini yapan şirketlerin hızla artması kaçınılmaz olacağa benziyor. Solar enerji sektörünün büyümesinin doğal bir sonucu olarak da solar enerji panellerinin üretim, kurulum, verimlilik ölçümü ve teknik destek aşamalarında çalışacak pek çok solar enerji uzmanına ihtiyaç olması bekleniyor.

Dijital ortam avukatlığı

teknolojik yaşam
Gelecekte dijital dünya ile ilgili suçlarda uzmanlaşan avukatlara ihtiyaç duyulacağı tahmin ediliyor.

Yılda ortalama 5,8 milyon siber suçun işlendiği günümüz dünyasında, bu mesleğin popüler olacağını söylemek aslında çok da şaşırtıcı değil. Hâlihazırda, internet düzenlemeleri konusunda uzmanlaşmış avukatların yürüttüğü siber suçlara karşı danışmanlık işinin, gelecekte genişlemesi beklenen internet yasaları ile sadece dijital ortam avukatlarının tekelinde kalması bekleniyor. İnsanların artık adeta ikinci bir hayat yaşadığı sosyal medya hesapları üzerinden maruz kaldıkları kimlik avı, dolandırıcılık, istismar ve zorbalık gibi fiillerle ilgilenen, kripto para regülasyonları konusunda danışmanlık veren ve internette başımıza gelecek her türlü sorunda hukuki platformda haklarımızı savunacak bu avukatlara gelecekte çok işimiz düşecek!

E-Sporculuk

E-spor turnuvaları
E-spor turnuvalarında sadece bilgisayarlar değil aynı zamanda AR (Artırılmış gerçeklik) ve VR (Sanal gerçeklik) teknolojileri de kullanılıyor.

Bir zamanlar pek çok kişinin hayali ünlü bir basketbolcu, futbolcu ya da yüzücü olmaktı. Ancak artık günümüz gençleri sporcu olma hayallerini de dijital dünya üzerinden yaşıyor. Çünkü StarCraft II, Dota 2, League of Legends, Counter-Strike: GO, Call of Duty, Hearthstone, Heroes of Storm gibi popüler bilgisayar oyunları üzerinden yapılan e-spor müsabakaları ciddi bir strateji, çabukluk ve pratik gerektiriyor. Doğal olarak da e-sporcu olmaya heves eden herkesin bu işe aylar hatta yıllar harcaması gerekiyor. Özellikle ABD, Güney Kore ve Japonya gibi ülkelerde milyon dolarlar yatırılan dev bir sektöre dönüşen e-spor, son yıllarda Türkiye’de de hızla yükseliyor.

Medikal 3D yazıcı teknisyenliği

robotik teknoloji
Yakın gelecekte pek çok hastanede 3D yazıcılarla üretilmiş prostetik uzuvlara erişmek mümkün olacak.

3D yazıcıların medikal alanda kullanılmaya başlamasının üzerinden yıllar geçmiş olsa da önümüzdeki yıllarda medikal sektöründe kullanılan 3D yazıcıların protez, ortez vb. tıbbi destekler üretmekten fazlasını yapacağını hepimiz biliyoruz. Canlı dokularla ve özel hammaddelerle iç organ ve çeşitli uzuvların birebir örneklerini üretip organ nakli konusunu bambaşka bir boyuta taşıması beklenen tıbbi amaçlı 3D yazıcıların kullanımı da medikal 3D yazıcı teknisyenlerine emanet olacak.

Her aslanın yoğurt yiyişi farklıdır.

Japonların Başarı Reçetesi: “Kaizen”

iienstitü/Eylül Büyüktunca

Japonların ne kadar disiplinli ve çalışkan olduklarını bilmeyenimiz yoktur. Aynı zamanda oldukça uzun ömürlü ve sağlıklı yaşıyorlar. Peki tüm bunları nasıl yapıyorlar?

Kaizen Nedir?

Kaizen, değişim ve daha iyi kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşuyor. Sürekli daha iyiye doğru değişmek anlamını taşıyan Kaizen tekniği aslında iş dünyasının vazgeçilmez yöntemlerinden biri. 

Kaizen Felsefesi Nedir?

Kaizen felsefesi, yaşadığımız günün bir önceki günden daha iyi olması için çabalamayı temel alıyor. İş dünyasında ise temel amacı her gün şirketin veya projenin gelişmesi için katkıda bulunacak bir şey yapmak. Bunun için ise 1 dakika formülünü öneriyor. Her gün 1dakika boyunca seçtiğiniz hedefi uygulamalısınız. Böylelikle hem eylemi sürdürürken zorluk yaşamayacaksınız hem de çok az zamanınızı alacağı için hedefinizden kaçınmaya çalışmayacaksınız. 

Kaizen İş Yerinde Ne İçin Kullanılıyor?

Kaizen iş yerinde disiplin oluşturma kalite iyileştirmesi yapma, yeni bir ürün geliştirme, hata payını sıfıra indirme veya verimliliği arttırmak için kullanılıyor. Peki iş hayatına bu kadar fayda sağlayan bir tekniği güncel yaşantımızda da kullanabilir miyiz?  Proje geliştirmede kullandığımız gibi, Kaizen felsefesinin tekniklerini kişisel gelişimimizi desteklemek ve yeni alışkanlıklar kazanmak için de kullanabiliriz. Kaizen felsefesini daha iyi anlayabilmek için bu tekniğin 7 temel prensibine göz atalım.

  • Sorunu kabul edin
  • Maliyeti yüksek projelerden kaçının
  • ‘’Bizim’’ problemimize odaklanın ‘’onlarınkine’’ değil
  • Tek hedefiniz ekonomik kâr elde etmek olmamalıdır
  • Önceliği belirleyin, ilkelerinizden ödün vermeyin
  • PUKÖ çemberini uygulayın. Planla, uygula, kontrol et, önlem al.
  • Sorunun çözümü için en doğru araçları kullanın.

Kaizen Prensiplerini Kişisel Gelişimimiz İçin Nasıl Kullanabiliriz?

  • Sorunu kabul etme aşamasında eksik olduğunuz tamamlamak istediğiniz bir konuyu öğrenmek veya kazanmak istediğiniz bir alışkanlığı seçin.
  • İstediğiniz alışkanlığı edinmek ya da bir şey öğrenmek için bir ton para dökmeniz gerekmediğini bilin.
  • Sizin eksik olduğunuz noktaya odaklanın ve başkalarının eksikleriyle kendinizi rahatlatmayın. İlerleyebilmek için tek rakibiniz kendiniz olmalısınız.
  • Tek hedefiniz para kazanmak olursa muhtemelen başarısız olursunuz. Bir alışkanlık kazanmak ya da öğrenmek sadece kendi gelişiminiz için olmalıdır.
  • Hedefinize ulaşmak için kişiliğinizden ve ilkelerinizden taviz vermemelisiniz.
  • Hedefinize ulaştıracak davranışları planlayın, uygulayın, kontrol edin ve işe yaramıyorsa çemberin başına geri dönün. 
  • Sorunu kabul etmek çözümü de beraberinde getirir.   

1 Dakika Tekniğini Kişisel Gelişimimiz İçin Nasıl Kullanabiliriz?

Örneğin spor yapma alışkanlığı kazanmak istiyorsunuz. İki gün boyunca 30 dakika egzersiz yapıyorsunuz fakat üçüncü gün size zor geliyor. İşte bu durumda önce alışkanlık kazanmalı ardından bunu bir ihtiyaca çevirmelisiniz. Günde sadece 1 dakika egzersiz yaparak bir süre kendinizi bu duruma alıştırıyor ve süreklilik kazanıyorsunuz. Burada önemli olan nokta 1 dakikayı aşmamanız gerekiyor ki ertesi gün de aynı istekle eyleme devam edebilesiniz. 

Bir süre 1 dakika ile devam ettikten sonra egzersiz sürenizi 5 dakikaya çıkarmalısınız. Mesela bir hafta boyunca 1 dakika egzersiz yapın. Sonraki hafta süreyi 5 dakika yaparak egzersize devam edin. Düzenli olarak egzersiz yaptığınız süreyi arttırın. Böylelikle 2 ayın sonunda sürenizi sadece 5 dakika arttırarak, her gün yarım saat egzersiz yapma alışkanlığı kazanmış olacaksınız.

Sadece spor yapmak için değil yeni bir dil öğrenmek, ders çalışmak, kitap okuma alışkanlığı kazanmak gibi aklınıza gelebilecek pek çok konuda da Kaizen tekniklerinden yararlanabilirsiniz. Kaizen sayesinde hiç zorlanmadan bir alışkanlık kazanacak ve günden güne kendinizi geliştirebileceksiniz.